Gece Yarısı..
Gecenin bu saatinde ( yarın saat 7′de kalkıp okula gidecek bir genç için geç, o yüzden bu saatinde ) Soner Yalçın‘ın Pazar günkü Hürriyet‘te yazmış olduğu şu yazıyı okudum, nedense içimi bir güvensizlik, bir karamsarlık kapladı ve şu an gelecek planları yaptığımda maalesefe güvenemiyorum..
Bu yazı
24 Eylül 2007, 00:49 tarihinde
Benim Dünyam kategorisi altında yayınlandı.
Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz.
Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.
Dış ticaret politikasını göz önünde bulundurursak Türkiye’nin önünün hiç te karanlık olmadıgını kişisel fikrim olarak söyleyebilirim. Amerika şu an ortadoguda kasırga estiriyor. Bu bir gerçek. Ölen insan sayısının haddi hesabı yok. Hayvan koruma dernekleri öldürülen yunusların hesabını sormaya çalışıyor.(Kesinlikle kınamıyorum. Haklı ve yapılması gereken bir eylem) Fakat hiçkimse irankta ölen insanlar için bir kınama yapmıyor?
Sonrasında sıra İran. Hemen sonra biz. Yazarın yazısını okudugumda düşmanımın düşmanı dostumdur sözü aklıma geliyor. Eger bir gün amerika bizi de ezmeye kalkacaksa. Amerika’nın düşmanını dost edinmekte bence bir sakınca yok. Üstelik aynı dinden ve kültür yapısından geliniyorsa.
Türkiye kesinlikle kendi tarzından ve ticaret politikasından şeffaflıgından vazgeçmeyecektir bana kalırsa. Bunu ancak 5 sancılı senede yakalayabildik zira.
Şu an dünyanın en hızlı büyüyen ülkesiyiz. Bana kalırsa yabancı yatırımcıyı korkutmak için Türkiye üzerinde sanal bir kara bulut yaratılmaya çalışılıyor. Yazık ki Yabancılar Türkiye siyasetini bizden iyi bildikleri hiç kulak asmıyorlar. Türkiye ye yapılan yatırım sürekli artıyor.
Her neyse uzun oldu biraz. Fakat ben ileriye baktıgımda karanlık degil aydınlık görüyorum.
@sinan, bilemiyorum (: Belki ticari açıdan gelişmiş bir ülke olacağız ancak şartların gelecekte ne olacağı, özgürlüklerimizin kısıtlanıp kısıtlanmıyacağı ( müzik dinleme, sinemaya gitme, tv yasak, yazı da yazamassın, internet gavur icadı.. ) konusunda çekincelerim var..
Ama o da Türkiye’nin bir rengidir. Tıpkı Museviler - Ermeniler - Rumlar - Kürtler gibi. İsmi hiç önemli degil bugün eger tüm Azınlıklar kendilerini bu yönetimle güvende hissediyorlarsa ki bunu kendi demeçlerinden okuduk bu yıl bence telaşa gerek yok
Eğer yazının tamamına inanıyorsanız çok kötü bir sonucada varırsınız. Yazının sonlarında Şah(Rıza Pehlevi) Atatürk ile özdeşleştirilmiş. Üstte şikayet eden gazeteci ise Şahında iyi olmadığına işaret eden yazılar yazmış. Yani yazıda işler sarpa sarmış. Bildiklerime göre yorumlayacak olursam sallamışta sallamış. Yazıdan ibretlik ve aptalca bir alıntı:
CIA, İran’daki darbeci Musaddık’ı yıktı. Yerine tekrar Şah Rıza Pehlevi’yi getirdi. Şah bütün partileri kapattı, liderlerini hapsetti.
Söylermisiniz darbeyi yapan kim. Kim kime darbeyi nasıl ve niçin yapmış. Açık seçik amerikan kuklası olduğu anlaşılan kişiyi Atatürk ile bir tutan bir yazardan bahsediyorsanız tekrar düşünün.
Ayrıca Humeyni darbeyle geldi, Ak Parti ise seçimle. Bu ikisini aynı kefeye koymak, yazar açısından yorumlama acziyetinin belirtisidir. Haa Ak partili değilim ama 5 yıldır benzer tek uygulamayı muhalefetin saldırganlığında gördüm sadece.
@mehmet
+214131321
Yorum Yapın
Arayan Bulur
Sayfalar
kategoriler
Yeni düşenler
Arşivler
Linkler
Etiketler
İnternet Ajax Benim Dünyam Bilgisayar Blogroll CSS Duyuru Eleştiri Günlük Genel google Haber Hayat Kategorilenmemiş Kitap Komedi Müzik Makale Makaleler Mim PHP Proje Sinema Tanıtım Web 2.0 Web Geliştirme WordPress Wordpress Eklentisi Yaşam Yazılımlar