‘Benim Dünyam’ Kategorisi için Arşiv

Bu Ne Soğuk Ya :(

dün Bursa’ya kar yağdı ve hava nispeten soğuktu hafta içine göre , bugün sabah bi kalktım ortalık günlük güneşlik hava açık ancak dışarı çıktığımda havanın göründüğünü tam zıttı bir şekilde buzzz gibi olduğunu gördüm.. kar yoku ancak soğuğu vardı.. neyse gittim dershaneye çıkışta dedim belki biraz yumuşamıştır hava ancak gördümki daha da feci olmuş soğuk resmen suratınızı kesiyor.. birde merdiven çıkarken ayağım kaydı zaten yeri öpüyordum az kalsın :D neyse öyle bir yaziyim dedim ben sonra gene uğrarım buralara :D şimdi Demokrasi ve Matematik veya Kimya çalışmam lazım üff beya! nefret ediyorum şu sınavlardan :(

kimya dersi

zaten anlamakta zorluk çektiğim derste hoca ile aramızda geçen diyalog..

sınıfın susmaması üzerine hoca sinirlenir ve “sözlü yapacam şindi susmuyosunuz!”
sonra listeden rasgele seçer ve Mert’i kaldırır soru için mert kalkar ve aynı hızla yerine oturur soruyu yapamayarak tabi yanında 2 tane eksisi vardır.. sonra ben içimden geçiririm

Hokkabaz..

hokkabazBugün Cem Yılmaz’ın yeni filmi Hokkabaz’a gittik arkadaşlarımla.. aslında amcamız Sınav’a gitmekti ama onun tüm seansları doluydu :( neyse, kısaca özetlersek film Bir Hokkabaz’ın hayatından bir kesit diyebilirim.. çalıştıkları pavyondan yaptıkları yanlış sihir numarası sonucu kovulan 2 arkadaşın (biri Cem Yılmaz) çıktıkları Turnede başlarına gelenleri daha doğrusu turneye çıktıktan sonra turnenin başında başlarına gelen bir olayı anlatıyor zaten o olaydan sonrada turneyi tamamlıyamadan eve dönüyorlar.. neyse fazla detaya inmeyelim sonra yazı çok uzuyor okunmuyor :D kişisel görüşümü sorarsanız hoşuma gitti yani Cem Yılmaz’ın küfretmeden güldürebildiğini görmek güzeldi.. gitmeniz tavsiye edilir.. birde Sınav filmine gidebilsem ne güzel olcak ama büyük ihtimal gidemem sınavlar başlıyor :( bunları iyi geçirirsem 2. sınavlarda pek kasmam bu yüzden çalışmak lazım… hadi ben kimya çalışmaya gidiyom, fizikte olabilir bilmiyiom :D belki fen öğrencisi olmama rapmen tarih çalışsam daha mantıklı olur çünkü gram bişey hatırlamıyorum ya üfff :(

Modemim can çekişiyor :(

son 1 haftadır internete bağlanmak için Datron RTA 1320 modemimi açmak amacıyla tuşuna bastığımda cok acayip şeyler oluyor.. bi kere ilk tuşa bastığımda ordaki 5 tane ışığın birden yanıp sonra gerekmeyenlerin sönmesi gerekirken bende 3′ü yanıyor ve bu 3′ü yanıkken aletten SSSSSS diye bir ses çıkıyor ve bu 30-60 saniye arası sürüyor :( daha sonra alet kendine bi rest atıyor bu sefer power tuşu kırmızı, diğer DSL ve Ethernet yeşil yanıyor Power yeşil olana kadar DSL ve Ethernet’te 1-2 kere yanıp sönüyor falan ancak tam Power yeşil olduktan sonra PPP yanması gerekirken yanmıyor ve alet yine o SSSSS sesini çıkartarak kendine rest atıyor :( bu 4-5 defa oluyor ve internete bağlanabilmek için yaklaşık 10 dk beklemem gerekiyor.. buda Modemin yakında Servisi ziyaret edeceğini gösteriyor.. bakalım biraz daha idare etsinde iyice ayvayı yiyince serise gidicek ve o gidince bende internetsiz kalıcam :’( zaten sınavlar da başlııyor üff yaaaaa

İe icat edeninde kodluyanında!..

geçenlerde yeni bir tema çalışması içinde olan ve css ile boğuşan sky yazmıştı benzeri bişey ve şimdi de ben yazıyorum.. okulumuzun bilim ve teknoloji kulübü için yaptığım web standartlarına uygun sayfanın Firefox 2′de sorunsuz görünüp internet explorer’da aşırı saçmalaması üzerine yazıyorum bunu!! ALLAH YAPANIDA, YAPTIRINIDA DOP ETSİN İNŞALLAH.. ALLAH’INDAN BUL İE!!! Go HoMe!!!!

Yaşasın Firefox 2!!!

bildiğiniz gibi geçtiğimiz günlerde m$ internet explorer 7 isimli (bence) firefox özentisi ve firefox 1.5 ‘de zaten var olan özellikleri bizlere yeni birşeymiş gibi sunarak çıktı.. tabi bu çıkışın üzerine artık bende iyicene sabırsızlanmıştım firefox 2 için ki beta’sı oldukça hoşuma gitmişti işte bugün aldığım haber sonucu çıkmış olduğunu öğrendim ve indirdim kurdum gayet te hoşafıma gitti.. bir kere firefox görsel açıdan değişmiş ve şıklaşmış bunun dışında daha tam kurcalayamadım ama ayarlar kısmına Rss ile ilgili bişeylerde gelmiş.. daha sonra kurcaladıkça anlatırım.. programı buradan indirebilirsiniz… bu arada bu yazdığım yazı benim 100. yazımmış bu blogta.. bugünlere gelmemi sağlayan beni destekleen herkeze çok teşekkürler…

Çıldıracam!

son günlerde ubuntu linuxuma böle pencerelerin yamprik, yumpirik hareket etmesini sağlıyan, ekranı bir küp gibi döndürebilmemi sağlıyan, pencerelerinopaklık değerleriyle oynamama imkan veren xgl’i kurmakla uğraşıyorum… mfyz.com’daki makale ile denedim ama nedense depolarda bir hata var diyor indirmiyor paketleri, en son ubuntu resmi forumlarında bir how to makalesi buldum bunu kısa yoldna yapmak için beryl and nvidia benzeri bir başlığı olan onu denedim :D ve insanın başına ne gelirse ya meraktan ya …. misali ubuntu açılmıyor şuan :D o şekilli login ekranı yerine kara bir ekran geliyor ve oraya user ve pass girdiğimde beni öyle terminal penceresini gibi bi yerde bırakıyor üf yav keşke var olan xgl’imi bozmasaydım :D ne güzel çalışıyodu.. yarın ola hayrola diyim şu edebiyat dersini sağlam atlatırsam eve gelince bakacam uğraşacam inat ettim kuracam huleynnnnnn!…

Hay ben böyle sistemin..

arkadaşlar bildiğiniz yada şuan öğrendiğiniz gibi ben lise 2. sınıftayım ve bu sene alan tercihlerimizi yaptık.. ben sözel tarih,coğrafya,edebiyat,dil ve anlatım derslerden pek hoşlanmadığım için ve matematik, fizik, kimya,biyolojiyi gibi sayısal ağırlıklı dersleri sevdiğimden ötürü Fen alanı seçtim.. ancak M.eB denen o dengesiz kuruluş her sene olduğu gibi bu senede sistemi değiştirmiş ve Fen öğrencilerin geçtiğimiz senelerde gördüğü uygulamalı fen grubu derslerini kaldırıp onların yerine tarih,coğrafya HAFTADA 3 SAAT EDEBİYAT ve dil ve anlatım koymuş salık, demokrasi gibi derslerde cabası neyse allahtan onlar fazla onlar çok zorlamıyor.. ama edebiyat ve dil ve anlatım feci zorluyor.. daha doğrusu canımı sıkıyor fen alanında okumama rağmen daha matematik,fkb,geometri ödevi yapmadığım kadar edebiyat ödevi yaptım.. her hafta bir sunum, yok şu yok bu, tarih desen ayrı bi dünya biz kalkıp anlatıcakmışız… coğrafyayı şöyle böyle götürüyorum ancak bu canımı sıkan ve sevmediğim dersler için kasmak, ekstra efor sarfetmek çok feci sinirlerimi bozuyor.. en son bugün edebiyat hocası böyle dedelerin,ninelerin anlattığı abartı dolu hikaye,destan gibi şeyleri bulup böle kartona falan yazıp getirmem için öev verdi… SABIR SABIR diyoruz…. :S

a4-Tech KL-5UP

Klavye
bugün dershaneye gitmeden önce bir teknosa, bimeks ve d&r turu yapiyim dedim ve teknosa’da daha önce mfyz.com da gördüğüm ve hoşuma giden klavyenin olduğunu gördüm.. önceki klavyem çok büyük ve hantal olduğu için pek hoşuma gitmiyordu zaten hızlı hızlı yazıncada takır tukur tonla ses çıkarıyordu (multimedia tuşlarının çalışmamasıda cabası) bu sebeple pek memnun değildim… bu klavyenin hem fiyatı çok uygundu hemde görüntüsü şıktı ve sonuç olarak aldım :D ve şuanda gayet mutluyum klavyede o hiç kullanmadığım NumPad yok ve eksikliğinide hiç hissetmiyorum :) artık size yeni klavyemle güzel yazılar yazarım inşallah… klavye ile ilgili daha detaylı bilgiye ve resimlerine buradan ulaşabilrsiniz…

Anket Sonuçları

Ewet Uzun Süredir yayında olan anketimiz php Nedir? bitti :D (aslında bitme nedeni o seçeneklerin siyah ve yan yana gösterildiğini görmem oldu bu hatayı düzelttiğimde yeniden anketler koyacağım siteme;) ) öncelikle bu anketin sonuçları…

Bir Köy adı: 19% (15)

Bir Programlama dili: 51% (41)

Uzaylı İsmi: 23% (19)

Gereksiz bişe: 7% (6)

Toplam Oy: 81

    Ewet genel olarak bakıldığında %51 gibi bir oranla biliniyor ne olduğu ancak biz yinede açıklayalım.. şimdi efenim, php Rasmus Lerdorf isimli bi amcam tarafından, kendi kişisel sitesini yapmak ve cv’sini nette yayınlamak için bulunmuş, açılımı personel home pages olan bir dildir daha sonraları bu dil sevilip sayılmış ve geliştrile geliştirile dünyanın en fazla kullanılan web programlama dillerinden biri halina gelmiştir!!bu dil ile web tabanlı olarak neredeyse yapamayacağınız şey yok :) ajanda, otomasyon kafanıza ne eserse algoritmanızı kuru çatır çutur yazıyorsunuz.. bende bu dili kullanıyorum kullanmak çok da hoşuma gidiyor .. sanırım bir köy adı, gereksiz bişe ve Uzaylı ismi cevaplarını veren arkadaşlar ne olduğunu öğrenmişlerdir :) şimdi anketi yayından kaldırıyorum şekil olarak düzgün bir hale getirince yenidenn koyucam…

içime Sinmedi :)

biliyorsunuz temamı değiştireli 2 gün oldu olmadı ancak tasarım nedense içime pek sinmedi üstteki navigasyon fln hiç özenilmeden yapılmış gibiydi.. bende bugün biraz kastım skykhan‘ında yardımlarıyla site bu hali aldı ve içimede sindi :) ancak hem başka bir site hemde kendi sitemde tüm olaylar css ile yürüdüğü için 2 gündür css kodu görmekten ve değiştirmekten bıktım, cscscscscsc diye kuscam artık :D

Milliler Destan yazdı!..

Bir Destan… Bu Millilerin Yazdığı!!!
Yazının tamamını oku »

Dünya Basketbol Şampiyonası Başladı, Millilerimiz Güzel başladı..

bugün tsi ile saat 13:30 da başlıyan türkiye ile yaptığımız 6 resmi maçın hiç birini yenemediğimiz litvanya arasındaki maç milli takımımız için turnuvanın ilk maçıydı. otoritelere göre maçın favorisi litvanya idi çünkü milli takımımız (yine onlara göre) takımın 2 nba’li oyuncusundan ve mirsad gibi oyuncularından yoksundu, ancak bilmedikleri bir şey vardı oda takımımız oyuncularının genç ve sonuna kadar çok mücadeleci olduklarıydı… ve nitekim takımımızın amacıda bu maçla turnuvaya iyi bir başlangıç yapmak ve hiç bir karşılaşmada yenemediğimiz litvanya’yıda yenmekti maça kötü başlıyan millilerimiz sonrada dengeyi kurdular ve yanlış hatırlamıyorsam ilk 5 dk de 7 sayı yapan avrupa’nın en skorer takımlarından litvanyayı 5 dk ‘da sadece 2 sayıda tutular.. 2. ve 3. çeyreklerde maç genelde başa baş gitti ancak milli takımımız farkı bir ara 8 sayıya kadar çıkardı buralarda maç kopabilirdi ancak litvanyalı oyuncular 3′lüklerle farkı kapatmayı bildiler… son çeyreğe geldiğimizde ise ermal kurço’nun 4 faulu vardı, diğer uzunlarımızn ise 3-2 seviyesinde 4. .çeyrekte kaya peker 5 faul ile dışarıda kalmış olsada 3. ve 4. çeyreği 4 faulle hiç faul yapmadan oynmayı bilen ermal takıma büyük katkı yaptı diğer oyuncularda çok iyiydi…özellikle ender arslan kritik serbest atışları sayıya çevirdi :)

Yazın Uludağ

dün amcaların da gelmesi vesilesiyle teleferikle uludağ’a çıkmaya karar verdik… tmm herşey güzeldi maksat gezmek ve beraber olmaktı… ancak ilk sorun teleferiğin önündeki kuyrukta başladı içeri girene kdr yaklaşık bi 45 dk bekledik içeri girdik biletleri aldık fln ama o da ne? asıl kuyruk içerdeymiş içerde de bi 45 dk geçirdikten sonra :D sonunda teleferike bindik, işte ilk önce ilk durağa geldik bu yolculuk 9 dk falan surdu ve bnm hayatımdaki ilk telefrekik yolculuğumdu daha sonra tepedeki Askeri orduevine gidebilmek için bu durakta indik (ztn son :D ) ve 1 teleferiğe daha bindik bu da daha dik bir şekilde çıkıyor ve 2 dağın arasından geçtiğiniz yer gerçekten de korkutucu :) bide bu teleferikte hafiften tırstırıcı bir olay war teleferik gittiği tellerin bağlı olduğu direkler var tahmin edebileceğiniz gibi işte bu direklerden geçerken teleferik (üff yazması çok zor be :) ) önce bir yukarı çıkıyor sonra birden sanki boşluğa düşmüş gibi aşağı iniyor buralarda teleferikteki dişicanların ayyyyy! diyer bağırmalarına bir anlam veremesemde bazen bu işi hızlı olarak yaptığında tırstırıc olabiliyor çünkü tel. sallanıyor falan :D işte sonunda uludağ’ın en depesine bi yerlere geldik ancak burdan otellerin olduğu daha doğrusu ordu evinin olduğu yere gidebilmemiz için yine bir minibüs yolculuğu yapmamız gerekiyordu onu yaptık ve sonunda orduevine vardık.. ancak kuyrukta beklemek biraz yormuştu bizi :( ve gölge de hissettiğimiz serinlik bize gerçekten de deniz seviyesinden 1800 metre yükseklikte olduğumuz hatırlatır cinsten di.. yani gölgede hava resmen böyle sonbahardaki hava gibi soğuk la sıcak arasında kalmış ancak soğuğun biraz fazla bastığı bir hava ve tişort la fln durunca insanı üşütüyor.. orduevine girdik yemek yedik falan sonra ben bir net cafeyi ziyaret ettim :D ( allahım 2 dk net’siz kalsam ölcem sanki ) ve daha sonra babamın hadi gidiyoruz şeklindeki uyarısı ile hesabı ödeyip çıktık ordu evinden ancak işte burda acayip bir olay oldu ne olsa beğenirsiniz? :D bizi 2. teleferik durağından orduevine gitiren minibüs’ün az önce gittiğini farkettiğimizde daha doğrusu ordaki eleman söylediğinde içimizde hafiften “Burdamı kaldık lan yoqsa” diye bir ürperti belirdi :D daha sonra işte orda 2-3 defa yürüdük böle dolaştık fln belki gelir diye ancak yo ne gelen var nede giden… ama nihayetinde babamın ordaki dükkandan bir elemanla görüşmesi ve o elemanında minibüsçüyü çağırması sonucu bi 20 dk sonra minibüs geldi ve bindik :D tabi bu sırada şşu aralar pek haz etmediğimiz güneşin ne kadar süper bişe olduğunuda yaşamış olduk çünkü 30. dk serin gölgede durunca güneşin altına çıktığınızda kemikleriniz adete ısınıyor yani bunu hissediyosunuz :D işte dönüş yolculuğunda da biraz sıra bekledikten sonra nihayetinde Bursa’ya daha doğrus yere ayak bastık, tabi daha dönme dolaba binemeyen yengem aşağı inersek yeri öpecem demişti bu dediği sözü hatırlatmayıda unutmadık :D ewe geldiğimizde baya yorulmuştum ancak güzel bir banyodan sonra rahatladım ve bir tatil günü daha böyle geçip gitti… hadi iyi günler :D

Bu aralar yazıcak yazı çıkmıyor yaw :(

arkadaşlar, bu aralar zaten ewden hiç çıkmıyorum öyle pc başında bön bön oturyoz yok PHP’siydi yok CSS’ydi falan öle gidiyor sitemin yeni temasını yapmaya çalışıyorum, başka 1-2 site daha var öyle gidiyor yani hiç evden çıkmadığım içinde siteye yazıcak malzeme çıkmıyor benim bişiler bulmam lazım :D