Milliler Bi Acayip!
Aslında dün ki Türkiye - Litvanya maçından sonra yazmayı planlıyordum bu yazıyı ancak belki de Litvanya’nın müthiş oyunu yüzünden, durum bu şekilde olmuştur diye düşünerek yazmadım ve kağıt üzerinde - takım olduğumuz takdirde - her türlü yenebileceğimiz Almanya maçını bekledim ki oda bu gece oynandı ve maalesef sonuç yine hüsran. Maçtan sonra yapılan röpörtajlarda herkesde genel bir yargı vardı o da “Memo ve Hedo’nun bu takıma uy-a-madığı, sahada Japonya 2006′dan çok daha farklı, savaşmayan, savunma yapmayan bir milli takım olduğuydu.” ki bencede öyle..
Almanya maçı belki de son 4-5 senedir oynadığımız en kötü maçlardan biriydi ve takım olmak, olabilmek adına sahada hiç birşey yoktu. Bunu istatistiklerde söylüyor zaten şöyle bir baktığımızda koskoca maç bayunca - 40 dk’dan bahsediyorum yanlış anlamayın - yalnızca ve yalnızca 2 taneCİK asist yapmıştık. Bu kadarına “El İnsaf!” deniyor herhalde. Asistler dışında hücumda ciddi eksiklerimizden biri deyarı sahayı çok yavaş geçmemiz ve hücumda aşırı derecede statik, hareketsiz olarak oynamamız. “Guard olarak Hedo topu getiriyor, bir perde ve tek pas dahi yapılmadan el üzerinden zorlama bir şut atıyor” sonuç olarak ise rezalet bir iç ve dış şut ortalaması! Diyecek tek kelime bulamıyorum gerçekten.. Bence bu sene takıma Hedo ve Memo yerine Real Madrid’te MVP ödülü alan Kerem Tunçeri Guard olarak alınmış olsaydı şuan da herşey çok daha farklı olabilirdi..
Gelelim, o kendimize çok güvendiğimiz ve adam gibi yaptığımızda yenemiyceğimiz takım bırakmayan savunmamıza.. Turnuva başladı başlıyalı oda yerlerde sürünüyor. Boyalı alan savunması olarak geçen pota altından isteyen istediği gibi geçiyor turnikesini bırakıyor, 2′li oyununu yapıyor falan baya güzel yani.. Tabi rakip oyuncular için, 2 senedir Türkiye liginde drive ile içeri sızıp turnike attığını görmediğimiz Mithat Demirel bile benim hatırladığım 2-3 kere bunu yaptı ki son periyot boyunca da yapmış olabilir ben daha fazla sinir bozukluğu yaratmasın diye kapattım televizyonu..
Sonuç olarak bu takım, bizim alışık olduğumuz birbirine kenetlenmiş olan milli takım değil, bizim bildiğimiz takımda değil..2 NBA oyuncusunun takıma girmesi, takımdaki dengeleri alt üst etmiş gibi duruyor.. Umarım yarın bu psikolojik yıkıma rağmen Çek’leri yener ve 2. tur’a çıkma şansınız elde ederiz..
Kaliteli basketçilerin bulunduğu bir takımın 40 dkda 49 sayı atması çok kötü bir sonuç.Söylediklerinin harfi harfine katılıyorum Gürkan.Bu iki NBA oyuncusu gelmese belki şuan bulunduğumuz konum çok farklı olurdu.Adamların adeta ruhu yok.Serbest atışların kaçırılması da eksi yönde.
Sayıya hiç değinmemişim bile diğerlerini eleştirmekten (: 49 sayı nedir yahu
Almanya 2. çeyreği 40 sayı ile bitirdi..
Yorum Yapın
Arayan Bulur
Sayfalar
Twitter - twitter.com/grkn
hala batulardayım :) 40 dk sonra dershaneye gidicem.
yaklaşık 5 saat öncebatulardayız. takılıyorz. akşama alkol, basketball, ps2, geyik öyle işte..
yaklaşık 23 saat önce2 gün twit yapamayabilirim. arkadaşlarda kalıcazzzzz
11:07 AM May 17, 2008youtube engelli mi? değil mi? ben anlamadım ki. bir açılıyor, bir açılmıyor!
10:35 AM May 17, 2008yatalım artık. yarın baya uzun bir gün olacak.
01:23 AM May 17, 2008kategoriler
Destek & Köstek
Yeni düşenler
Arşivler
Linkler
Etiketler
İnternet Ajax Benim Dünyam Bilgisayar Blogroll CSS Eleştiri Firefox Günlük Genel google Haber Hayat Kategorilenmemiş Kitap Komedi Müzik Makale Makaleler Mim PHP Proje Sinema Tanıtım Web 2.0 Web Geliştirme WordPress Wordpress Eklentisi Yaşam Yazılımlar
Sosyal Mevzular