Ahanda burada, the secret’ı okuduğumdan bahsetmiştim. Kitap biteli 2 gün oldu ben hala yazı yazıcam derken gecenin bu saatinde aklıma geldi ve şuan yazıyorum.
İlk olarak kitabın konusunu ele alalım. Kitap dünya üzerinde tıpkı yer çekimi kanunu gibi çekim yasası adlı bir yasanın olduğunu ve bu yasanın kim olduğu farketmeksizin her saniye takır takır işlediğinden bahsediyor. Çekim yasası nedir diye soracak olursanız; şudur : Çekim yasasına göre aklımız ile düşündüğümüz her düşüncenin bir frekansı vardır ve benzer frekanstaki düşünceler birbirini çeker. Bunu şöyle düşünebilirsiniz kimi zaman bazı olaylar hakkında aklımıza kötü birşey gelir, biz bu kötü şeyi aklımızdan atmadıkça zihnimizi sürekli meşgul eder ve daha kötü düşünceleri düşünmemize hatta felaket senaryoları yazmamıza sebebiyet bile verebilir.. Kitap, eğer bunları güzel bir düşünce, bizi mutlu eden bir düşünce için yaparsak enin de sonunda o bizi mutlu eden şeye ulaşacağımızı belirtiyor. Bunu yapmak için sadece düşünmek yetmiyor tabi bunu hissetmeniz lazım. Yani ferrari’nizin olmasını çok arzu ediyorsanız hayatınızda sanki o varmış, onu elde etmişmiş gibi davranmalısınız ve onu elde ettiğiniz anda hissedeceğiniz sevinci şuanda içinizde hissetmelisiniz.. Kısacası buna kendinizi inandırmalısınız.. Sanırım olayın mantığını anlatabildim yada anlamadıysanız sorun tekrar değişik örnekler veririz ehehe
Kitap hakkında benim yorumumu soracak olursanız. Mantıklı buluyorum.. Zira bu tür olaylar sürekli başıma geliyor diyebilirim. Örneğin; zayıf olan bir dersten sınava gireceksem sürekli olarak 1 alırsam doğacak sonuçlara odaklandığımdan genelde 1 alıyorum ve o odaklandığım sonuçları yaşıyorum bunun gibi.. Ben kendim için yararlı bir kitap olduğunu düşünüyorum bu sebeple 2. defa okumaya başladım ve size de tavsiye ederim..
Görüşmek üzere..
Bu zamana kadar blogumda siyasetle ilgili bir kelamda bulunmadım yanlış hatırlamıyorsam. Bu da o kadar taraflı bir yazı olmayacak yüksek ihtimal ile hatta doğru düzgün bir yazı bile olmuycak. Tek söylemek istediğim şey AKP’nin bu kadar çok oy almasının sebebini karşısında doğru düzgün bir mualefet olmamasına yada AKP ile çata çat savaşabilecek bir alternatifi olmamasına bağlıyorum. Ayrıca AKP’nin sürekli olarak uygulamış olduğu Ordu’dan gelen tepkilere karşı halkın önünde haksız, hakkı yanen, ezik ayağına yatması numarası yine tuttu bunu her defasında insanlara yedirebilmek bir başarı olsa gerek
Bunun yanında bir diğer konu olarak, Doğu ve Güneydoğu anadolu’da %50 gibi oranlar ile seçilen DTP bağımsız vekillerine de mecliste ömrünüz fazla değil demek istiyorum 
Sevgili dostum Sinan Ata bir süredir 37Signals‘e ait olan Getting Real kitabının, Türkçe versiyonun olması için Matt ile iletişim halindeydi. Sonunda mutabakat sağlanmış ( bu ne demekse artık? ) ve Sinan bugünden itibaren çevirme işlemine başladı. Eğer sizde ingilizceniz ile böyle yararlı bir kitabın Türk kullanıcılara da sunulmasına katkı sağlamak istiyorsanız www.sinanata.com adresinden kendisi ile iletişime geçip yardımda bulunabilirsiniz. Tamam bunları diyorsunda “Getting Real? Ne Oluyor ki Gürkan?” diye soracak olursanız. Başarılı bir web uygulaması geliştirmek için kullanılabilcek en basit, en pratik, en mükemmel yol diyebilirim. Kitap BaseCamp gibi uygulamaları ile dünyaca tanınmış olan 37Signals ekibi tarafından yazılmış Bulunuyor. İngilizce hali burada.. Yardımlarınızı bekliyoruz 
Az önce gfx dizayn‘da gördüm sizlerle de paylaşmak istedim çünkü benim işime çok yaradı ve belki sizin işinizede yarayabilir. Bu adresteki site üzerindeki link üzerinde lynda.com‘a girip kayıt olarak 1 hafta boyunca ücretsiz olarak tüm videolardan yararlanabilirsiniz.
Not : Link gfxdizayn.com‘dan alınmıştır.
Koşmaya Başlasanız İyi Olur..
Yazının tamamını oku »
Bildğiniz gibi PHP üzerinde bir çok işlemi yapmamızı kolaylaştıran, Türçe olarak eklenti deposu ismiyle tanımlayabileceğimiz bir servis var. Burada bulunan sınıfları kolaylıkla PHP kodlarınız içerisinde, güvenli ve stabil bir biçimde kullanabiliyorsunuz. Pear‘ı nasıl kuracağınıza ve basit anlamda nasıl kullanacağınıza ait bilgiyi burada bulabilirsiniz ancak bu yazının konusu farklı. PHP Türkiye yöneticilerinden de olan Onur Abi, Pear Türkiye sitesini açtı. Şuan resmi site değil ama eminim yakın zamanda resmi’de olucak
Hayırlı Olmasını Diliyoruz 
Az önce Mustafa Abi’den aldığım habere göre PHP geliştirme ekibi 2007 yılının sonundan itibaren PHP4′e destek vermeyecekler. Buna gerekçelerini zaten Mustafa Abi Yazdığından dolayı yazma gereği duymuyorum ancak kendi görüşümü belirteceğim.
PHP5 çıkalı üzerinden 3 sene geçmiş olmasına rağmen hala bir çok projenin PHP4 ile uygulama geliştiriyor olması PHP4′te var olan bug’ları kapamakla uğraşan PHP ekibini, yeni sürümler üzerinde çalışmaktan uzaklaştırıyordu bence. Bu sebeple PHP teknolojiye ayak uydurmakta biraz yavaş kalıyor diyebiliyorduk. Ancak bundan sonra PHP6′nın da yaklaştığı şu günlerde daha hızlı bir geliştirme yapacaklarına eminim… Bu sebeple oldukça yerinde bir karar olduğunu düşünüyorum.
Herşey birgün internette dolanırken hamdi’nin ve yakuter’in bloglarına denk gelmemle ve tüm arşivleri okuduktan sonra özenmem sonucu başlamıştı
O sıralar elimde olan bir domainimde olduğuna ve hosting problemimde olmadığına göre bende blogluyabilirdim
Ve başladım bloglamaya ilk 3 ay boyunca adım gurkanet.com’du , son grkn.net olduk ve artık en son olarak gurkanoluc.com’uz. Hadi birinciyi anladıkta 2. isim değişikliği neden diye sorarsanız size bir daha buradan hiçbirşey almayın derim. Neyse, konumuz bu değil. Bu 1 senelik süreçte kimi zaman sıkıntılarımı, kimi zaman derslerimle aramda olan sorunlarımı, kimi zaman bildiğim konular üzerine bilgi birikimimi ve tecrübelerimi paylaştım
Şu kocaman blogkürede hamdi gibi, gökhan gibi, yiğit gibi… ve şuan adını yazamadığım bir sürü arkadaş gibi bir çok yardımsever, paylaşımcı insan tanıdım, muhabbet ettim
Ve şuanda iyi ki bloglamışım diyorum
Saygılar bizden efenim, grkn Blog 1 yaşında…
Bu yeni yaş şerefine blog üzerinde yapmış olduğum 2 önemli değişiklik var sizin de gözlemliyebileceğiniz gibi. 1.’si sitemin adı www.grkn.net ‘ten www.gurkanoluc.com’a geçti. Bu geçişin en yagene sebebi bu firmanın sorumsuzluğu ve yalancılığıdır kesinlikle tavsiye etmem.
Diğer bir değişiklik ise sizinde görebileceğiniz gibi görsel olarak yaşandı. Hamdi’nin benim için uzun zamandır yaptığı, ancak asıl kısmını dün gece tamamladığı Bitmeyen Tema adlı tema ile yayınıma devam ediyor olacağım artık . İlerliyen günlerde tema üzerinde çeşitli düzenlemelere gidebilirim
Hamdi’ye de buradan çok teşekkür ediyorum..
Aslında sizin farketmediğiniz ancak değişmiş olan bir olay daha var ki artık blogumu Tarm Host üzerinde host ediyorum ve şu ana kadar kullanmış olduğum en hızlı sunuculardan birisi herkese tavsiye edilir
Bir doğumgünü için bu kadar bıdı bıdı yeter sanırım, çiçekleri evime gönderebilirsiniz
Not : İnternet Explorer 6-7′de yaşanan sorundan dolayı geçici olarak default temaya döndüm..
Aslında bu eklenti bir çok blogta tanıtıldı bende tanıtacaktım ancak bir türlü denk gelmemişti şimdi aklıma geldi tanıtayım dedim
TurkHitBox tarafından yapılmış olan bu eklenti sayesinde normal şartlarda backlink olarak sayılmayan ve google v.b servislerdeki link sayınızı arttırmanıza etken olmayan trackbackleri bu işlevi yapar hala getiriyorsunuz. Google gibi servislerde blogunuzun üst sıralarda çıkmasını sağlaması açısından oldukça güzel bir eklenti yapan arkadaşa teşekkür ediyorum.
Dün bir tv tamircisine, yaşlı gözlerle (
) emanet etmiştim, kendisini bugün aldım. Daha sağlam olmuş artık.. Ancak bu monitör hadisesi bana birşeyin önemini anlattı ki oda gözlerim
Yani kırmızı tonları siyah olarak, yeşil tonları sarımsı görmenin ne kadar berbat olduğunu anlatamam görmeniz lazım
Allah kimsenin başına vermesin. Bu arada monitördeki problem renk tüpündeymiş.. Görüşmek üzere..
Powered by ScribeFire.
Herşey dün gece, bilgisayarı açık bırakıp, başından 30 dk ayrılmam ve aletin kendisini stand by konumuna almasıyle başladı. 30 dk sonra gelip baktığımda karşımda gördüğüm şey bir an için gözlerime inanmama engel oldu acaba ben mi yanlış görüyorum diye çağırdım kardeşime de baktırdım oda benimle aynı şeyi görünce dedim “Gürkan, geçmiş olsun”. Neyse, monitörün power kablosunu falan biraz kurcaladım ve ne ilginçtir ki oldu! Yani sorun çözüldü. Bende olayı Power Kablosunda bir temazsızlık olacağına yordum ve bugün gidip ilk iş yeni bir power kablosu aldım ve taktım. Sorun düzelmişti, sevindirik olmuştum ancak bu fazla uzun sürmedi
Yaklaşık 2 saat sonra yine aynı tatsız, tutsuz, kırmızı ve tonlarını siyah ve tonları şeklinde gösteren görüntü yine monitörümdeydi ve hala monitörümde. Alt ve üst komşularda pc olmadığı için sorunun nerde olduğunu anlamakta da zorlanıyorum. Misal eğer alt komşunun monitöre benim kasayı bağlarsak ve problem olmazsa bu demektir ki benim monitör sapıttı, ancak sorun olursa bu da demektir ki yeni ekran kartı alma zamanım gelmişte geçiyor bile. Sizlerle paylaşayım dedim, bu konuda bir bilgisi olan varsa ve uyarıda bulunursa sevinirim zira bu aptal renk tonu bende baş ağrısı yapıyor 
Bugünlerde bir zamanlar - dediysem inanmayın 2 ay önce - yaptığım hataları düzeltmek, bunu nasıl yapmışım demekle uğraşıyorum ve fazla uzak değil 2 ay önce yazdığım kodlara bakıyorumda bu kadar da olmaz dediriyorlar adama… Şu 2 ayda edindiğim programlama tecrübesini başka bir projede kesinlikle edinemezdim herhalde - sağol sinan - .. Bu noktada kendimce farkında olduğum ve “artık bunu yapmıyacağım, şunu yapmalıyım” dediğim bir takım tecrübelerimi burada sizlerle paylaşmak istedim.
Yazının tamamını oku »
Bugün wolkanca‘da gördüm ilk olarak bu haberi sonra kendimde araştırdım, baktım gözlemledim falan efenim olay şu; mynet artık üyelerine beleş blog hizmeti vermeye başlıyor blogger.com falan gibi ancak yaptıkları bir yanlış var ki çok kötü bir yanlış ve yurtdışında da prestijlerinin düşmesine sebep olabilcek bir yanlış. Mynet’teki amcamlar bu işi wordpress’in bu tür servisler için çıkartılan sürümü olan wordpress mu ile yapıyorlar ancak yazılımın altında “copyright mynet” gibi ifadeler yer alıyor * sanki yazılımı mynet arge geliştirmiş gibi * , bu servis wordpress mu altyapısını kullanır demek falan hak getire. Böylece mynet ne demek istiyor sizce? Bence, wp mu’yu geliştiren amcalara böyle bir yazılımı geliştirip, insanlarla ücretsiz olarak paylaştıkları için “saflığınıza doymayın” falan demeye çalışıyor. Eğer insanlardan çıkan bu sesleri duymazlarda ve hala aynı haksızlık ve saygısızlığı yapmaya devam ederslerse bu ve benzeri türdeki yazılar slashdot gibi tüm dünya tarafından takip edilen sitelere de yazılacak ve mynet yurtdışında ciddi bir prestij kaybı yaşıyacak, yurtdışını da geçtim Tr’de ki interneti bilinçli olarak kullanan, bu tür lisans olaylarına önem veren kullanıcıların gözünden düştükçe düşecek…